17 Temmuz 2013 Çarşamba

İkoncan

Geçen yazıda Marilyn Monroe fotoğrafı kullandım ya. Kafama takıldı lan. Bir alfa kadınına örnek düşünürken şak diye aklıma o geldi. Neden? Bence ikonların var olma nedeni bu. Kaç kere "Mercedes abi, çok kaliteli araba" dedim. Ama arabadan gram anlıyorsam arap olayım. Eleştiriye açık değil ya "Evet abi, adamlar araba yapmayı seviyorlar. Sevdiğin işi yaparsan her zaman başarılı olursun" şeklinde onaylamalı sıkıcı sohbetlere yol açıyor.

Niye aynı fikirde olmak zorundayız? İkonlar bizi bu ortak noktaya sürükleyen şeylerden biri. "Marilyn Monroe çok şahane kadın abi" "E, ona itirazımız yok zaten!!!"

Siya siyabend sokağa çıkmıştı bugün. Onları dinledik canlı kanlı. Arkadaşın evindeyim şimdi, bohemliğe gel. Birazdan bir çay sigara patlatırım bu çok anlamlı ve her kelimesi ciddi okunması gereken yazıyı yazarken. Bohemliğe gel. Topla gel.
Ulan, ne adamsın

Beni sıkıntıya sokan şeylerin üzerine doğru yürümek gibi kaygı içerisindeyim sürekli. Kendim hakkında farkettiğim bir şeyi hemen tespit edip onunla dalga geçersem dünyanın belki de en mutlu insanı olurmuşum gibi geliyor. Bu da mı survival? Bence düşünmek çok kolay değil. O yüzden saatlerce kafanıza, dilinize şarkı takılıyor. Bu bence uyuşturucudan daha tehlikeli bir şey. Yıllarca yürüdüm bu keşiş yollarında. Türlü oruçlar tuttum, türlü meditasyonlar yaptım. En sonunda Ulu Bilge'nin yanına gittim. Baktım bir takılmacadır dönüyor. "Hayret" dedim "Ulu Bilge, sen güldüren içer miydin?" "Ey evlat , hayat kafanın içinde dolanan şarkıya benzer. Şarkının kalitesi Serdar Ortaç dahi olsa bu önemli değildir. Şarkı dönmesi bence olayı bitirmiştir. O ne ya sabahtan beri 'Ah mamu mamu mamu, beyaz güller kurudu, mamu.' Kafamız sikilmedi mi? Bence sikildi. Ey, oğul. Kafana bir şarkı takıldıysa bunun en iyi çözümü o şarkıyı dinlemektir. Aç bir siya siya neşemizi bulalım" demez mi? Ulu Bilge de bozdu kendisini. Yalnız mal iyiymiş.

Saçma sapan şeyler hakkında Kamu Spotu çekmek istiyorum. Mesela "Akşamdan Kalma'lar için tavsiyeler" şeklinde. Ve bunu komik bir dille yapmak istiyorum. İlgilenen arkadaşlar varsa bu geyikli makaralı videoları çekmek için insan arıyorum.

O değil de yıllar önce kuponla cep telefonu almıştı abim. Yıllar önce dediğim 10-12 yıl önce. Telefonun çok komik bir özelliği vardı. Cevapsız arama varsa sana şunu diyordu "Çağrı Var. Tamam mı? Tamam." Tamam demekten başka bir şey diyemiyorsun. Çağrı'nın kimden geldiğini de söylemiyor. Çok komik bir özellik lan. Bu kadar işe yaramayan bir teknoloji yok. Birinin aradığını bilmen önemli ama onun kim olduğunu bilmen o kadar önemli değil. Çok ilginç kafalar. Ulan sinirlerim bozuldu, hala gülüyorum.

Artık bazı insanlar için "Keşke direnişte tanışsaydık!" diyorum.