27 Temmuz 2013 Cumartesi

Yok sana başlık falan

Hoşgeldin bebeğim, seni hangi rüzgar attı buralara?

Ben yine iki gündür taksimdeyim. Sabahlamalar, içmeler. İlk gece bir kadınla tanıştım, kendisi müzik öğretmeniymiş. Galiba bu yüzden bir ritm yakalayabildik sevişirken. Ama aklım Mimar'da (Matrix'tekinden bahsetmiyorum beolm. Mimarlık okuyan bir kız kendisi) kaldı. Mimarla daha tutkuluydu mesela. Sence Mimar'a böyle tek gecelik bir ilişki yaşadığımdan bahsetmeli miyim? Bence hiç gerek yok. Bir hafta içinde tekrar görüşeceğiz Mimar ile, sonra bir daha görüşmeyeceğiz. Böyle bir karar aldık. Bu yüzden gerek yok. Ama tutkulu bir şekilde vedalaştıktan iki hafta sonra facebook'tan "N'aber? ;)" şeklinde yavşak bir mesaj atarsam çok üzülürüm. Çok karaktersiz hissederim kendimi, huzursuz olurum.

Neyse, müzik öğretmeni diyordum. Akşamdan kalma isem ben, cinsel performansım giderek düşüyor. Son sevişmemizde çok erken geldiğim için kendimi mahçup hissettim. Ağladım falan. Tanıştığım bütün erkeklerde böyle bir anlayış var. "Kadını memnun etmeliyim" şeklinde bir görev bilinci. Cinsimiz kurusun bizi memnun etmek çok kolay (oralarda bir yerde "beni memnun etmek hiç kolay değildir adamım" şeklinde ağzının
Müzik Öğretmeni (Temsili)
kenarıyla gülümseyen adamlar olabilir, gerçekten öyleyseniz sizin yarattığınız rekabet ortamının amk), o yüzden bu kompleks sanırım. Öyle erkenden gelince "kusura bakmayın hocam" demiş bulundum. Yine kanaat notuna kaldık. Evde bir de kedisi vardı. Umarım bir gün bunları okuyup bana küfür etmez, ama çıplak bir vaziyette kedinin yanından geçerken gittim benim şeyi kedinin kafasına sürttürdüm. (Bazılarınız buna "yivrançsııııığğn" şeklinde tepki verebilir, hayır değilim. Sadece çok meraklı bir kişiyim) Anlamadı gerizekalı, öyle boş boş bakıyor. Sonra beni gülme tuttu.

Benim kediye yaklaşımım o yönde. Daha doğrusu hayvanlara yaklaşımım. Sosyoloji psikoloji bilimlerine gerek yok, hayvan direk insanın özeti. "Ayy ne kadar tatlıııı" demiyorum da "Ulan ne kadar gerzek" diyerek izliyorum hayvanları. Boş bakıyorsa, anlamsız hareketler yapıyorsa mutlu oluyorum. Benim zekamı kutsuyor resmen. Peki hayvandan gerizekalı insan olur mu ya? Valla İsviçreli bilim adamları çalışıyormuş bu konu üstünde.Var diyorlar, vardiyalı onlar.

İkinci günse full erkek takıldık. Nedense ben birileriyle seviştikten hemen sonra sinek gibi erkek üşüşüyor çevreme. Ben sadece sevişmeli hikayelerimi anlatıyorum diye bende bir tılsım var zannediyorlar. İki tane kilit noktada uyarmak istiyorum onları. Birincisi, çok az seçici davranıyorum. Herkes alkollü zaten, bir sabah erkekle uyanacağım diye çok korkuyorum hatta. İkincisi, oran/orantıya vurunca başarısız olduğum ortaya çıkıyor. Çok fazla başarısızca girişimlerde bulunuyorum kadınlara yönelik ama onları anlatmıyorum. Bir de çok sık taksime takıldığım için çok sayıda başarısız girişimi kısa bir zamana sığdırabiliyorum. Böylece başarısız olma kotamı dolduruyorum.

Gırgır dergisinden Ali Çatal diye bir adam var. Çok ilginç bir dili var, okumanızı tavsiye ederim. Başlarda yorucu geliyor ama sonraları güzel gelmeye başlıyor. Uykulu uykulu yazdım bu yazıyı, o yüzden çok bütünlüksüz oldu. Gerçi sonra okurken beni eğlendiriyor, o açıdan iyi, zaten henüz okuyanım yok amk. Devlet bize bakmiyür. Bir gün kafam iyiyken yazmayı deneyeceğim, zannediyorum ki çok leş bir şey çıkacaktır ortaya. Ama denemekte fayda var.

Öpüyorum, beyler ve beybileytler

PS: Allah google images'tan razı olsun. Ayrıca ömür yiyen komik videoların da Allah belasını versin. Al inanılmaz değersiz boş vaktin varsa