5 Ekim 2013 Cumartesi

Komedyen

Hi!

First of all, I want to start in english. Sonra türkçeye geçerim diye düşündüm.

Daha profesyonel komedyen olmadan kendimi insanlara komedyen olarak tanıtmanın zararlarından bahsedeceğim sana. Dün samimi bir yorum aldım "Yaptığın espriye önce kendin gülüyorsun, bence insanlar gergin hissediyor bu durum karşısında. Tamam komiksin, ama kulağımız sikildi senin gülmenden" dedi. Mantıken açıklaması şu, yaptığım espriyi haliyle önce ben anlıyorum. Yıllar önce gülünmeyen esprilerin boşa gitmemesi için geliştirdiğim savunma sporlarından biri bu, kendim hemen gülüyorum ki yakayım o espriyi. Tasarruf. Bizimkilerin beni yetiştirme tarzıyla alakalı, daha az önce masada bir parça börek kaldı ve "Al sen ye" tartışmaları başladı. İsraf etmeyelim tamam da, herkes ölümüne istemiyor o böreği. Bu seferlik kalsın masada.

Biraz insanlığından kaybediyorsun komedyenim deyince. Şöyle ki; herkesin derdini sıkıntısını anlattığı bir arkadaş ortamında sana bir sırıtarak dönme durumu oluyor. O gün dertliysen "E sen hiç komik değilsin ki!" deniliyor. Bazen otomatiğe bağlamış arkadaşlar oluyor "Tuzluğu uzatır mısın?" diyorsun, gülüyor. Profesyonel olsam bunun azalacağını sanmıyorum. Gerçi bir arkadaşım "Sen komik değilsin hiç?" lafını "Gelir izlersin bir gün" diyerek savuşturabiliyor.

"Sen komik değilsin hiç" lafını bir irdelemek istiyorum. Ben her bu lafı duyduğumda pazartesi sendromu yaşıyorum. Anladın mı ruh halimi? "Yine mi mesai?" diye soruyorum. "Ben marangozum" deseydim ("Marangoz mu kaldı?" da bir cevap olabilirdi) "Aa, hadi bize bir masa yap" mı denilecekti. Veya evde arkadaşlarca toplanmışsınız, tekele barmen arkadaşınızı mı yolluyorsunuz? (Saat 22.00'dan önce tabii)

Bunlar bana "Hadi ya, pahalıya almışsın, yarı fiyatına eminönünde bulurdum" adamlarını hatırlatıyor.

Biraz araştırma yaptıktan sonra şunu farkettim. Ben sahne korkumla yüzleşmemek için kendimi sekse vermişim. Bir gün sahneye çıktığımda, stresi kaldıramazsam "Gösteriyi boşverin, grup mu yapsak?" diyebilirim