15 Ağustos 2013 Perşembe

Reggae

Merhaba Okuyucu, Scanner, Siken alır

Nasılsınız görüşmeyeli? Benden de hamdolsun, yine içip sıçıyorum (starbucks). İki gecedir taksimi baştan sona turluyorum. Galata'ya kadar inip geri yürüyorum sonra. Dün gece neyse de ondan önceki gece saat 5 gibi gittim oralara. Lan kimseler yok, iki tane serseri var iki tane de dayı var orada uyuyan. Ben de nasıl taşak büyüttüysem (grow some balls) gidip yanlarına oturdum. Ben öyle alternatif bir tiple korkmadan adamların yanlarına oturunca beni sivil polis sandılar galiba. Sigara içki falan ikram ettiler, oraya gelip çok içen insanları bana şikayet ettiler. Ben de "Olur öyle şeyler, biz de rahatsızız tabii, ama burada içme desen gider sultanahmette içer" falan diyorum. Ezberden konuş diye tuş varmış kafamda. Baktım "Evet abi, sepet abi, haklısın abi" diye onaylayarak sigara ikram etmeye başladılar. Sonra çöp arabası geldi bir şey oldu ayaklandırdı bizi. Öyle birden ayaklanınca bütün büyü bozuldu tabii. "Ben gidiyorum AĞALAR" dedim. Ağalar ne lan? Ağalar ne olm? En son yeşilçam hapishanelerinde kullanılmıştır. Neyse, duruma ayıkamadan adamlar, hemen arazi oldum ordan.

Dün gece de Bilbao'lu bir kızla tanışmıştım. İlginçti, güzeldi. Ama gece kulübüne kaptırdım kızı. Sen hiç gece kulübüne kız kaptırdın mı? Sorarım sana. Beraber giriyorsunuz, sen beğenmiyorsun, çıkıyorsun, dışarıda bekliyorsun gelmiyor, sonra geri girmeye çalışıyorsun, damsızsın diye almıyorlar. Safça duygularla yönelsen mesela kıza, resmen mafya gibi elinden alıyorlar. Öff sinirlerim bozuldu. Sana çok yakınlarda keşfettiğim reggae şarkısını koyayım da neşemiz yerine gelsin.



Galiba resmen reggae'ci oldum hacı yaaaaa. Bilmiyorum, çok sık dinlemeye başladım. Playlistler falan gırla.

Kafası almayacak insanlara ders vermek için kendini tehlikeye atmak çok saçma. Gezi direnişinde mesela tomaların altına yatmak, vinçlerin önüne sazımızla beraber oturmak falan. Serseri dolu bir mahallede yaşıyorum, gecenin bir yarısı arabayı üstüme kırarak sürüyorlar arabayı. "Ben öleyim de hapislerde çürüsünler" diye düşünmek güzel bir örnek bu hususta. Düşünmeyin böyle şeyler. Sen ölmüşsün, herifler orada "Napçaz amınakoyyyiiiim" gibi incelikten inanılmaz yoksun, mankafa bir şekilde feryat figan edecekler. Eğer birinin elinden öleceksem, arkamdan şiir okusun, orkestra getirsin, dokunaklı bir konuşma yapsın, beni Zanzibar'a gömsün, üstüme gül falan bıraksın ne bileyim.

Breaking Bad (Meali: Amı götü dağıtmak)
Global bir kültür oluşmaya başladı artık sevgili okuyucu, bilmiyorum farkında mısın? Yani mesela bir portekizli, bir alaman, moğol, nepalli, ne bileyim bir tunuslu, somalili bir de sen otursanız. Fıkralardaki gibi aptal socially awkward durumlara düşmezsiniz. "Geçen bir kedi videosu izledim" dediğinizde, aşağı yukarı ne kafalarda olduğunuzu anlamışlardır. Yani bu ortak bir kültür, kedi videosu, 9gag, twitter, facebook falan. Bunlar hakkında konuşulabiliyor. Ve çoğunlukla 9gag sayesinde de anladığım şuydu. Dünyanın ücra bir köşesi de olsa, seninle neredeyse aynı şeyleri düşünen birileri mutlaka oluyor. Bu yüzden blog'u çevremde absürd mizah anlayışına güvendiğim birkaç insana açma fikrini benimsedim sevgili okuyucu. Bundan sonra arkadaşlarımdan yazı görebilirsiniz, ya da görmezsiniz bilmiyorum. Benim gibi üşengeç piçler sonuçta.

Seni şöyle bir sanat çalışmasıyla başbaşa bırakıyorum. Adam 50 çeşit uyuşturucu deneyip, her birine ayrı ayrı kendi portresini çiziyor. Kafa çiziyor yani. Yani arkadaşınıza "Abi şu uyuşturucunun nasıl kafası var?" diye sormak yerine bu adamın kafasını takip edebilirsiniz.