27 Eylül 2013 Cuma

Biraz Üç


N'aber?

Hemen senle yakınlarda gittiğim bir Bulgaristan köyünün kınasında gördüğüm çocuğu paylaşayım.

Çocukken ben de böyleydim biliyor musun? Sürekli hayali insanları döverdim

Artık üşenmeye bile üşenecek, ertelemeyi bile erteleyecek hale geldiğim şu günlerde olayı sonbahar tribine bağlayarak kendimi rahatlattım. İnsanın hayatı boyunca havalardan konuşmayı bırakmayacağını farkettin mi? Bıkmıyoruz lan resmen. Dün mesela "Bir kız hem tatlı hem seksi olabilir mi?" başlıklı bir konuşmaya şahit oldum. Canım çok sıkıldı biliyor musun? Seks tatlı bir şey midir?

Hemen cevabını vereyim. Geçen threesome yaptım. Daha önce iki kadınla beraber olmuştum, o gerçekten çok güzeldi, benim açımdan çok tatlıydı. Ama bu sefer bir kadını bir erkekle paylaştım. Ve inan bana hiç tatlı değildi. Arkadaşın bana dediği şu "Anı oldu." Affedersin ama evlenip barklanıp iki aile şeklinde buluştuğumuzda "O gün nasıl s.klerimiz çarpışmıştı" mı diyeceğiz? Öyle bir şey olmadı lan bu arada, ama olabilirdi yani. Sonra aklıma bir gün kız babası olma olasılığı geldi. Üzerine titriyorsun ilk birkaç sene. Hastalanınca uykularından oluyorsun, rahat etsin diye çok çalışıyorsun. Sonra iki adam içip içip çatır çutur kızını... Neyse, unutalım bunları.

Sarhoş bir adam bindi geçen otobüse. "Eyübe kadar gideceğim bir sakıncası yok di mi?" diye sordu. Gerçekten böyle bir komün hayatı olsa nasıl olurdu otobüslerde? Otobüsteki yolcu sayısı arttıkça demokrasi giderek zorlaşıyor gibi. Her durakta daha çok oyalanıp daha fazla muhakeme yaparız gibi. Başlarda herkesi alırken bir süre sonra beğenmediğimiz insanları otobüsten kovmaya başlayabilirdik yenilerini alabilmek için. Bazılarının ne kadar yırtıcı olmasıyla alakalı otobüste kalma süreleri o kadar uzayacaktı belki de. Belki de çok otobüse biniyorum bu aralar.

Fransızca öğrenmeye çalışıyorum bu aralar. Şu programı kullanıyorum. Tabii ki bedava, kıppssss. Bir ara fransız bir kız arkadaşım olmuştu, o sıralar çok az öğrenmiştim. O çok az bilgi boşa gitmesin diye dilin tamamını öğrenmeye kasıyorum şimdilerde. Hangi fransıza sorduysam istisnasız "Neden fransızca?" diye soruyorlar. Hepsine "car en raison de l'âne bite" diyorum. Gerçekten katıksız bir gerizekalı olduğum için olabilir mi? Yok lan güzel dil. Ama en çok fransızca biliyorum diyerek ortalıkta gezinen çakma entelleri göt etmek istiyorum. Şimdilik yanımda fransız gezdiriyorum "Al sana fransızca, biliyorum diyordun ya göt" diyerek uzatıyorum fransızı adeta bir mikrofon gibi. Sahneye çıkmış amatör komedyen gibi kalıyorlar (Hehe, resmen mesleki deyim yarattım)

Kafam durdu, hep sonbahardan.