9 Eylül 2013 Pazartesi

Depresyon Uykusu

Merhaba sevgilim,

"Şşş, ne o lan sevgili falan?" demeyin lütfen, eskort olmaya özeniyorum. Şaka değil, kızın biri baya baya benim masraflarımı karşılayıp beni tatile götürecekti. Dedim devir değişmiş devrem.

Bence Otisabi'nin tersi tadında bir seri yapılabilir. Canım tersi dediysek erkekten erkeğe koşturan bir kadından bahsetmiyorum (gerçi o da olabilir). Kadının başrolde başladığı hikaye Otisabi ile sevişmesiyle son bulsun. Çünkü gerçekten bazı kadınları nasıl tavladığını anlamıyorum. Eksik eksik öğreniyorum sonra sıçızlıyorum sağda solda.

Depresyon uykusundan kalktım bu sabah. İngilizcede "sleep it off" diye bir tabir varmış (geçen Breaking Bad (Amı götü dağıtmak) dizisinde öğrendim). "Bu konu sana çok ağır geldi, bir uyu da sakin kafayla düşün" anlamına geliyormuş. 16-17 saat uyudum toplamda. İnsanın belli bir konuyu düşünmemek için saatlerce uyuyabilmesi çok komik geldi sonra. Bence uyku ilk böyle icat edilmiş olabilir. Karşısındakini dinlemek istemeyen bir adam "Dur lan gözlerimi çok uzun süre kapalı tutayım ne olacak?" şeklinde uykuyu bulmuştur. Keriz gibi yorgun dolaşıyorlarmış ondan önce. Sonra kaplan beni nasıl yakaladı.

Zaten istediği yer ve zamanda uyuyabilen insanlara özeniyor, hatta onların süper bir güce sahip olduklarını düşünüyorum. Alarm gibi kurabilsek kendimizi keşke, bankada kuyruk bekliyorsun ve gelmesine 15 dakika mı var? Tık, 15 dakikalık uykuyu orada uyu. Bir sonraki dersin aynı sınıfta mı? Tık bir 15 dakika daha. Yemin ediyorum sigarayı bırakırdım o zaman.

Yazının burasında araya yine hayat girdi sevgili okur, facebook'a baktım, uykuya tutturduğum problemler kafama üşüştü. Güldüren turizm ile kaçtığım günleri arkada bıraktım o yüzden bir bir kafama dank etti. Artık stand-up için bir şeyler yazmak istiyorum. Oturup üretmek istiyorum, ama istemiyor muyum lan bir yandan anlamadım?

- Ne zaman geleceksin beni istemeye?
- Bir sus be kadın, bir şeyler yazmaya çalışıyorum
Benim günahım düşünmemek demiştim zamanında. Ne kadar cool demişim, şaşırdım birden. Ama şimdi yüzleşiyorum ki benim günahım aslında tembel olmam. Hayatımda hiçbir şeyin kötü falan gittiği yok, ama buna rağmen başına oturamıyorum şu amına kodumunun klavyesinin. Eskiden hep kadınları sorumlu tutardım. Artık kadında ne aradığımı ne istediğimi de aşağı yukarı biliyorum, kriterlerim var (memesi olsun). Bunları öğrenmek bir ihtiyaçtı benim için zamanında, şimdi değil. E şimdi ne diye yapmıyorum lan? Bu işi yapmak istediğime eminim artık, ama beni masa başına oturmaktan alıkoyan ne?

Depresyon uykusuna yatmadan önce düşündüğüm şey şuydu: Ben neden hırslı bir insan değilim? Beni yanlış anlama, hırslı olmak iyi bir şeydir demiyorum. Ama niye yok bu özellik bende? Eskiden vardı, demek ki içeride bir yerlerde hala olması lazım. Nereye koydum lan ben bunu?

Bence problem sabırsız olmak, ve nasıl çalışacağını bilmemek. Üniversitede tembel bir öğrenciydim, ama dersin içeriğine göre nasıl çalışacağımı bildiğim için derslerden kalmıyordum. Gerçi dersin içeriğini ilk sınavda öğreniyordum, ikinci sınavda iyice öğreniyordum sonra finale bileniyordum. En sonunda nasıl çalışacağımı öğrenmiş oldum. Bence sahne için bende eksik olan şey bu. Sabırsız olduğum için de aklımda Beter Böcek (oskarlıymış lan film, çocukken çok izlerdik) filminden kopup gelmiş birisi "Bence sen beceremeyeceksin, bence sen gerizekalının önde gidenisin. Bak bak, mala bak. Nasıl da beceremiyor" şeklinde kulağıma fısıldıyormuş gibi hissediyorum. Beynimin çürümüş kendine güvenmeyen tarafı beni hep aynı bataklığa çekmeye çalışıyor. Bu tuzağa düşmeyelim, düşenleri uyaralım.

Bence başaramayacağımız hiçbir şey yok.



Kişisel gelişim kitabıma böyle başlayayım diyorum abi, nasıl olur?