20 Eylül 2013 Cuma

Bütün Arkadaşlarım Okulda, İşinde, Gücünde. Çok Yalnızım :(

Hello kittyler. Çok durağan bir hayatım var bu sıralar. Okulum bitti, işsizim, ne yapacağımı bilemiyorum. Murat'çım kusura bakma kuzum komik değilim bu ara ama "ne zaman yazacaksın" filan o kadar çok dedin ki, sırf gül hatrın için bu, seni unutmadım, çok seviyorum manasında. Silebilirsin yani bu yazıyı filan kıpss.


İnsanın HER şeyi yapabilme olasılığının olması HİÇBİR şey yapmamakla sonuçlanabiliyor. O sebeple gündüzleri 11:00'de Kuzey Güney'i, 14:30'da Çemberimde Gül Oya'yı, o bitince de Kayıp Şehir'i izliyorum. Akşamları kirvelerle evin alt tarafına yeni açılan çay bahçesi gibi kıraathane gibi bir yer var oraya gidip full batak, king filan atıyoruz. Geçenlerde çok pis ellerine verdim 3-5-8'de, sonra eşli batakta da eşimlen iyi koyduk, tam bir günah gecesiydi. Başından sonuna emek verip zaman ayırıp çok az dizi izlemişimdir ama boşluktan Kavak Yelleri'ni bile izlediğim oluyor bazen. Geçenler'de Gülben programını izledim, Ev Hanımlığı 101 gereği diye düşündüm. Bir programa bakarak genelleme yapacağım ama hacılar bizi salak sanıyorlar kesin. Doğan Cüceloğlu-Gülben Ergen kombosuna denk gelirseniz sıkın dişinizi, 10 dakika filan dayanın, insan ülke gerçeğiyle mi yüzleşiyor desem artık ne desem ne olsa yani. Çok akıllı olsan bile aptal olursun, o derece sentetik, weirdo sohbetler. Çiçek eken adamın çiçeklerle kafayı bozması. Koskoca profesör olmuş tıp doktorlarının "yoğurdu evde yapıyorsunuz ok, ama sütü nereden alıyorsunuz, işte bu çok önemli" ile "pekmez kan yapar"dan ileriye gitmeyen über muhabbetleri...

Dedim olmaz böyle ben kafayı yiyebilirim yani bu şekilde. İnternetten kültürel haklar bilmemne kitapları aldım, okuyorum IQ'um yükseliyor yine yavaş yavaş çok şükür.

Geçen hafta bir fal öğrendim, adı aces up, bilen bilir, bilmeyen de bulaşmasın. Aşşırı bağımlılık yapıyor. Kaç gündür başımı kaldıramadım boktan faldan allah belasını versin.

Babaannemi hatırlıyor musunuz, beni banyoda 6-7 saat başıboş bırakan hanımefendi. Babaannem çok tontiş, şeker, ağırbaşlı, emekli ve yaşlı olduğu için yazlıkta takılıyor iyice kış gelene kadar. Ben komşularıyla bütün gün dizim belim konuştuklarını sanıyordum, ama geçen gün telefonda şöyle bir şey anlattı: Bir tane komşusu var M teyze, bu kadın çok cindir, hazıra konmayı filan aşşırı sever. Dedem ölünce babaanneme eve çıkalım mı seninle dediydi hahaha, yaşlar 75, M teyze daha da büyük. Neyse bu kadın cin. H teyze var safçana bayağı. Çocukları H'ye cep telefonu almışlar ama kullanmayı bilemiyor, aranınca cevap veriyor, tek tuş kullanıyor yani telefonda. M ile babaannem kapının önünde otururken, H'yi arıyorlar abi karşıdan da görüyorlar H'yi, M sesini kalınlaştırıyor, H'ye "benimle evlenir misin H" diyor hahhaa bu ne lan? Sonra garibim H gelip anlatmış "komşular ya çok acayip bir telefon geldi" diye.

Bir sigaraya çıkıp geliyorum. Yakında zaten tütüne verdiğim vergileri protesto etmek için bırakacağım. Yersen.